30 Haziran 2026 Salı

ARTIK ŞAŞIRMAZ OLDUK




             

Değil, işlerimiz yolunda değil
Kaybettik eski düzen havasını
Dağda çoban, denizde kaptan dahil
Şaşıran şaşırana pusulasını
Daha sürer mi dersin bu şaşkınlık
Yarını ne olacak dünyamızın
Biz yaşımızı, başımızı aldık
Allah çocuklarımıza, acısın
Cahit Sıtkı Tarancı
***
Şaşkınım, biliyorum ki ne kadar tanıdığım, “Merhaba!” dediğim insan varsa onlar da şaşkın. Böyle bir yargıyı ortaya atınca nedenini de belirtmem gerekir.
Yönetenler pusulayı, halk da feleğini şaşırmış durumda. “Şaşırmak” beklenmedik durum ve olaylarla karşılaşınca olur. Bu durum ve olaylar bizi olumlu yönden de olumsuz yönden de şaşkına çevirebilir. Bugünlerde olumlu yönden bizi şaşırtan olayları pek göremiyoruz; ama yaşadığımız olumsuz şaşkınlıkların sonu gelmiyor. Önce güzel şaşkınlıklardan söz edeyim.
Denizi ilk kez yirmi dört yaşında Kemer'de görmüştüm. Mucur Ortaokulu'nda görev yaparken 1975 yılında katıldığım Antalya gezisinde otobüsümüz sabah gün ışırken Kemer'e varmış, otobüsten inince de denizi görmek için kıyıya koşmuştuk.
İkinci görüşüm de 1977'de bir hafta için Gemlik- Kumla'ya ilk tatilimize gitmiştik, o zaman olmuştu. Bursa'dan Gemlik'e doğru bindiğimiz araç yol alırken mutlu şaşkınlıklardan birini yaşadım. Bir dönemeci geçerken Orhan Veli'nin kısa şiirinin yazıldığı levha birden çıktı karşımıza. Şiirimizin özünde ve biçiminde devrim yapan büyük şairimiz şöyle diyordu:
Gemlik'e doğru
Denizi göreceksin
Sakın şaşırma
İşte orada deniz çarşaf gibi yayılmış görüntüsüyle karşınıza çıkıyor ve sizi şaşırtıyordu.
***
Yıllar sonra çok sevdiğiniz bir arkadaşınız beklenmedik bir zamanda birden karşınıza çıkarsa o da mutlu bir şaşkınlık yaratır. Ben ve öğretmen okulundan aynı dönem mezun olduğumuz pek çok arkadaşım bu mutlu şaşkınlıkları 18 Mayıs 2017'de Kırşehir'de yaşamıştık. Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'ndan 1969'da mezun olduktan kırk sekiz yıl sonra internetin verdiği kolaylıklardan yararlanarak Öner Pehlivan arkadaşımızın çabalarıyla buluşmuş, dedeler, nineler olarak mutluluğun, sevincin yanında şaşkınlıklar da yaşamıştık. Daha sonra Ahmet Özbek arkadaşımızın sürdürdüğü buluşmalar şaşkınlıktan çok ayrı mutluluklar verdi.
***
Bugünlerde daha da şaşkınız. Bu şaşkınlık "feleğini şaşırmak", "tebdili şaşmak" deyimleriyle açıklanabilir. Bu mutsuz şaşkınlığımızı da dizelerle anlatmak istedim.
Oktay Akbal
Aydın, Atatürkçü yazar
Roman ve öykü yazarı, denemeleri de var
“Önce ekmekler bozuldu.” demiş bir öyküsünde
Çok da haklıymış bu öngörüsünde
Bozulmadık ne kaldı ki
Yıpratıldı yüz yıllık Cumhuriyet değerleri
Bir türlü içlerine sindiremediler
Aydınlanma için Ata'nın yaptığı devrimleri
Saymakla tükenmez olumsuzluklar
Onlar bir yana
Halkın anasını ağlattı
Yüz metre yarışı gibi hız kazanan
Peşinden yetişilemeyen bu zamlar
Uzun süre önce okumuştum
Esprili bir dille demiş ki bir arkadaşımız
“Bir zamanlar düğünlerde çeyrek altın takıyorduk
Şimdilerde karpuzu çeyrek dilim alır olduk”
Nerdeyse her gün zam var benzine
Arabamın deposu kırk litre
Geçenlerde çektim arabayı petrol istasyonunun önüne
Bin liralık benzin aldım
Birinci bölüme ancak ulaştı ibre
Yıllar önce üç yüze dolan depo
Bu yıl ancak doluyor üç bine
Ev almak hayal oldu yoksula, orta halliye
Hayatta her kolaylık zengine
Herkesin dilinde bu hayat pahalılığı
Çıkın çarşıya pazara
Başka konu yok
Bozulmuş halkın sanki akıl sağlığı
İğneden ipliğe artıyor hızla fiyatlar
Biri çıkmış demişti bir zamanlar
“Gözümün içine bakın!” diye
Ne halt varsa yumuk gözünde
Şimdi de enflasyonu lafta indiriyorlar
Sakın ha, inanmayın onlara
Gün geçmiyor bindirdikçe bindiriyorlar
Şaşırmadıklarım da var
Desteklenmiyor "butlan"dan medet umanlar
Belli ki halk içine pek çıkamayacaklar
Şimdi de gelecekte de bu durumu yaratanlar
Diliyorum yaptıklarından utanç duyacaklar
Bir de “yan yenge”leri var ki
Her konuşmada hamasi nutuklar
Doğru söylemiş ozan
“Milletin sırtından doyan doyana
Gönül bu oyuna nasıl dayana
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
Bilmem söylesem mi, söylemesem mi “
Aziz Nesin'in bir öyküsünün adı “DUR BAKALIM NE OLACAK”. Okuyanlar öyküyü bilir. okumayanlar da merak edip okusunlar. Hele şu sandık normal koşullarda gelsin. Bakalım bu anası ağlayan halk ne yapacak? “Yaparsa yine bunlar yapar.” saçmalığından kurtulup bu gidişe dur diyebilecekler mi?
.............................................
Numan Kurt
30 Haziran 2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ATATÜRK GÜLÜMSÜYOR SİZE

  (Ay yıldızlı kızlarımıza) Seyrettim sizleri Her yükselişinizde hop oturup hop kalktım Öyle mutlu oldum ki Onurland...