28 Mart 2026 Cumartesi

BİR "DİŞ" ÖYKÜSÜ






Biraz alaycı anlattım
Dişlerimin öyküsünü
İlle de ciddi konular anlatmak gerekmiyor
"Konu ben olayım bir kez de ..." dedim
Tek düze hayatımızda yaşadıklarımız
Kağıt üzerine dökülsün istedim
***
Şiirimizin devrimcisi, serbest biçimde pek çok konuda şiir yazılabileceğinin yolunu açan Orhan Veli Kanık; bir şiirinde nasırdan çok çeken Süleyman Efendi için şöyle der:
“Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar”
Şiirin sonunu da şu dizeyle bitirir:
“Yazık oldu Süleyman Efendi'ye”
Uzun zamandır savaşlardan, ülkenin ekonomik durumundan, geçim sıkıntısından, işsizlikten, eğitimin çığırından çıkarılmasından dolayı gülecek değil gülümseyecek halimiz kalmadı. Bu sıkıntılarımızı, bu konulardaki eleştirilerimizi zaman zaman uygun dille anlatmaya çalıştım. Bugün değişik bir konuda, okuyanları belki de gülümsetecek bir konuda yazmak istedim.
Süleyman Efendi, nasırdan ne kadar çektiyse ben de “diş”ten o kadar çektim. Biraz da kendimle alay ederek “diş” konusunda yaşadıklarımı dizelerle anlatmaya çalışacağım:
Nasırdan çok çekmiş Süleyman Efendi
Anlatmış bunu bir şiirinde Orhan Veli
Nasırdan hiç çekmedim ben
Benim çektiklerim kırk yaşımdan beri “diş”ten
Kırkından sonra alt üst damak da kaplama
Yıllar geçti aradan
Gelelim iki bin dokuz yılına
Artık görevini yapamaz oldu ne üst ne alt çene
Bilirsiniz diş ağrıları ne acılar verir çekene
Ankara Etimesgut'ta bir diş hekimi
Ebru Tutkun, Kırşehirli
Güvendim onun maharetli ellerine
Git gel, git gel derken
Üst damak protez, alt damak kaplama
Uzun uğraşlarla, özenle yaptı dişlerimi
“Bu sana dört beş yıl gider amca!” dedi
Ne dört beş senesi
On beş yıldan fazla gitti o dişler bana
Geldik mi biz o dişlerle iki bin yirmi altı yılına
Üst protez de alt kaplama da çalışmaz oldu
Pek çok şeyi yiyemez oldum
Bedende on kilo kayboldu
Bir arkadaş önerisiyle çıktım diş hekiminin huzuruna
Söktü alttaki kaplamayı
Uyuşturdu çeneyi
Çekti tek tek alttaki dişleri
Taktı boşalan, kanayan yerlere bir şeyleri
Duvara çakılan dübeller gibi
İki implant üste iki alta
Bedeli yüz altmış bin lira
Beş ay sürdü bütün tedavi
Neler yedim neler içtim bu süre içinde
Krem peynir, haşlama patates, yumuşak muz, zeytin ezmesi
Baş içeceğim çorba
Patlıcan, patates, domates karışımı sıcak türlü de yanında
Sonunda bitti, takıldı alt üst protezle yapay dişlerim
“Her zaman ciddi konular yazacak değilim ya
Bugün de dişlerin öyküsünü yazayım” dedim
Bizim Hayro bu yazımın içine girmese olur mu
Ona sormuştum bir gün Ankara'da
“Senin dişler nasıl?” demiştim
Açtı ağzını, gıcırdattı dişlerini
“Bak,” dedi, “otuz iki dişim de ağzımda
Başka sorun var mı?”
“Yok!” dedim, “hayranım senin bu rahatlığına”
Şimdi tamamlanınca çektim fotoğrafımı
Gönderdim hemen Hayro'ya
Süleyman Efendi nasırdan çeker de
Ben dişlerden çekmez miyim
Öyküsünü anlatırken kendimle dalga geçmez miyim
..........................................................................................................
Numan Kurt
25 Mart 2026

 

BAHARIN GELİN ÇİÇEĞİ

                                                             ( Yağmurlu bir nisan sabahında...) İlkbaharda nisan, sonbaharda eylül ...